Makale Çağrısı: Dinin Geleceği [Mayıs 2021]

Thomas Woolston 1710’da Hıristiyanlık’ın yirminci yüzyılın hemen başında yok olacağını belirtmişti. On sekizinci yüzyılın son çeyreğinde ise Fransız Aydınlanmacı Voltaire, Prusya kralı II. Friedrich’e bir mektup yazmış ve dinin elli sene içinde tamamen yok olacağını “müjde”lemişti.

Kilisenin bilimsel gelişmeler ile darbe almasından güç alan sosyolojinin kurucu figürleri Saint Simon ve Auguste Comte gibi düşünürler de gelecek öngürülerinde dine yer vermiyorlardı. Örneğin Saint Simon, dinin ve din insanlarının yakın gelecekte kaçınılmaz olarak ve bir daha onlara ihtiyaç kalmayacak şekilde bilime, bilim insanlarına ve sanatçılara boyun eğeceklerini savunurken, Comte ise dinin bilimsel gelişmelerle tamamen yok olacağını ileri sürüyordu.

1950’lere geldiğimizde ise bu “yok oluş” iddiası antropolog Anthony F. C. Wallace tarafından devam ettirildi: “(…) din evrimsel bir süreç içinde yok olacaktır. Fizik kanunlarına uymayan doğaüs­tü güçler ve varlıklar birkaç yüzyıl içinde sadece ilginç tarihsel ha­tıra olacaklardır. (…) Doğaüstü varlıklar ölmeye mahkûmdurlar.”

Bu isimlerin andıkları “gelecek” kimileri için geldi ve geçti, kimileri için ise hâlen bekleniyor. Ancak söz konusu bizim “an”ımız ise, bugün, bu öngörülerin gerçekleşmediği iddia edilebilir durumdadır. Din hâlen bizimle ve gündemin başat konularından biri olmaya devam ediyor.

Muhakkak ki modern ya da modernleşmekte olan ülkelerde sert bir sekülerleşme süreci gündelik yaşamın dinamiklerini değiştirmiş durumda ve “din” özellikle bu ülkelerde eski heybetinde değil. Ancak onun gündelik yaşamdaki rolünün azalmış olması, yok olduğu anlamına gelmemektedir. Zira nüfusunun yüzde elli biri ateist olan Hollanda’da dahi bir yıl içinde aktüeli belirleyen konuların başında “din” gelmektedir. Pasajlar’ın bu sayısını “Din”e ayırmamızın sebebi de birçokları için yok olacağı varsayılan “din”in, -güç kaybetmiş olsa dahi- hâlen günümüz dünyasının bireyine, toplumuna, politikasına ve gündelik yaşamın birçok kılcal noktasına etki eden önemli faktörlerden biri olduğu gerçeğidir.

Türkiye’de “din” konusu geçmişten bugüne ilahiyat alanının tekelindeydi ifadesi abartılı bir söylem olmayacaktır. Dine dair elimizdeki külliyatın çok büyük bir bölümü ilahiyat fakültesi mensubu akademisyenlerimize ait. Bu kısmen anlaşılabilir olsa da bu alanın bir tek ilahiyat fakültelerine terk edilmiş olması sadece ilgisizlik ile açıklanmaktan uzak görünmektedir. İlahiyat fakülteleri dışında farklı fakültelerin yakın geçmişe kadar “din”e mesafeli olmalarına dair yapılacak tartışmalar ülke akademisinin serencamına dair de ipuçları sunacaktır.

Bununla beraber, “din” kurumunun yok sayılma derecesinde görmezden gelinmesinin, “hakikat tekelcileri”nin sesinin daha gür çıkmasına sebep olduğu ifade edilebilir. Zira “din”e dair hakikat iddiasında bulunan ve onu tekeline almaya çalışanların akademideki mevcudiyetlerinin baskın olduğu söylenebilir. Tüm bunlara ek olarak, dini, dinsel olanı ve dinle ilgili olanı anlamaya ve açıklamaya çalışan araştırmacıların, kendi beklentilerini, arzularını, inançlarını/inançsızlıklarını ve siyasi görüşlerini metnin dışında tutarak eser ortaya koymaları her zaman mümkün olamamaktadır.

Bu sebeple, Pasajlar’ın “Dinin Geleceği” başlıklı bu özel sayısı, hakikat tekelciliği yapmayan ancak mesafeyi de düşmanlık ile karıştırmayan akademik çalışmaları bir araya getirmek için, farklı disiplinlerden araştırmacıların farklı metodlara sahip araştırmalarına ayrılmıştır. Özellikle sosyal bilimciler olmak üzere, her alandan konuya ilgilileri davet ediyoruz.

Temalar

Din
Dindarlık
Dinî Hayat
Dinî Gruplar
Dinî Semboller
Din Dili
Dindarlığın Ölçülmesi
Dinî Sosyalleşme
Dinî Ritüeller
Din Değiştirme
Dine Dönüş
Dinden Kopuş
Popüler Din
Sivil Din
Yeni Dinî Hareketler
Tanrı ve Varlık
Tanrı ve Bilgi
Tanrı ve Evren
Tanrı ve İnsan
Kültler
Tanrı Anlayışı
Tanrı Kanıtlamaları
Vahiy Problemi
Kötülük Problemi
İnanç ve Akıl İlişkisi
Halk İnançları
Maneviyat
Kader
Mitoloji
Tasavvuf
Sekülerleşme
Deizm
Ateizm
Mistisizm
Radikalizm
Totemizm
Parapsikoloji
Postmodernizm
Kamusal Alan
Din ve Tüketim Kültürü
Din ve Modernleşme
Din ve Kültürel Çoğulculuk
Din ve Sanat
Din ve Küreselleşme
Din ve Savaş
Din ve Ölüm
Din ve Ahlak
Din ve Özgürlük
Din ve Kimlik
Din ve Göç
Din ve Metodoloji
Din ve Kadın
Din ve Toplumsal Cinsiyet
Din ve Feminizm
Din ve Beden
Din ve Sosyal Tabakalaşma
Din ve Şehirleşme

Bu konu başlıkları, dergiye çalışma göndermek isteyen araştırmacılara fikir vermesi açısından dile getirilmiştir.
Başlıklar etrafındaki hemen her konuda, çağrı metninin temel kaygısına temas etmek şartıyla çalışma gönderilebilir.

Bilim Kurulu

Tansu Açık, Prof. Dr.
Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü (Emekli)

Bahattin Akşit, Prof. Dr.
Maltepe Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji Bölümü

Recep Alpyağıl, Prof. Dr.
İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü

Tayfun Amman, Prof. Dr.
Sakarya Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü

Tayfun Atay, Prof. Dr.
Okan Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji Bölümü

Abdullah Kaygı, Prof. Dr.
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Asım Cüneyd Köksal, Prof. Dr.
Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü

Ural Alp Manço, Prof. Dr.
Aksaray Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü

Nebi Mehdiyev, Prof. Dr.
Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İnsan ve Toplum Araştırmaları Programı

Mustafa Öztürk, Prof. Dr.
Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü

Mücahit Bilici, Doç. Dr.
New York Şehir Üniversitesi, John Jay College, Sosyoloji Bölümü

Osman Zahid Çifçi, Doç. Dr.
Selçuk Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü

Mustafa Şen, Doç. Dr.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü

Çetin Türkyılmaz, Doç. Dr.
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Meral Salman Yıkmış, Dr. Öğr. Üyesi
İzmir Demokrasi Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü

Ayşe Çavdar, Dr.
Marburg Üniversitesi, Yakın ve Orta Doğu Çalışmaları Merkezi

 


İlgili sayının ilk çağrı metninin ilan edildiği dönemdeki
unvan ve soyadı bazlı alfabetik sıralama dikkate alınmıştır.

Düzenleme Kurulu

Talha Dereci
Genel Yayın Yönetmeni

Dr. Volkan Ertit
Sayı Editörü

Çalışmanın Son Gönderim Tarihi
3 Ocak 2020 Pazar – 23:59

İrtibat / Çalışmanın Gönderileceği E-Posta
pasajlar@dogubati.com

Genel yayın yönetmeni veya sayı editörüne, kişisel sosyal medya hesapları aracılığıyla, sayıya dair sorulan sorular cevapsız bırakılacak olup, her türlü konudaki irtibat üstte belirtilen e-posta adresi üzerinden kurulacaktır.

Çalışmanın hazırlanma aşamasında, sitenin üst menüsünde yer alan “Rehber” sayfasındaki hususlar dikkate alınmalıdır.

Makale Çağrısı: Posthümanizm [Ocak 2021]

İnsan, bir yandan yapay zekâ, robotbilim, sinir bilimleri, genom ve kök hücre bilimleri, nanoteknoloji, iklim ve uzay bilimleri gibi alanlardaki faaliyetleriyle kendisini Dördüncü Endüstri Devriminin içerisinde buldu. Aynı insan, diğer yandan, yeryüzündeki canlılığın Altıncı Kitlesel Yok Oluşuna neden oluyor. Bunun bir yansıması olarak, 1970’lerden bu yana hayvan nüfusunun %60’ı yok oldu. Okyanuslar plastiğe boğuldu. Aşırı iklim olayları ve salgınlar ise gündelik hayatın bir parçası haline geldi. İnsanın, Dünyanın jeolojik yapısı ve ekosistemleri üzerinde ciddi etkilerde bulunduğu bu dönemi birçok bilim insanı ve filozof Antroposen kavramıyla açıklamayı tercih ediyor.

Antroposentrik gelişmeler neticesinde yaşamın fiziksel, dijital ve biyolojik katmanları arasındaki sınırlar gittikçe bulanıklaşırken bu durum, “biz”i, posthüman yakınsamayla karşı karşıya bıraktı. İnsan; evrim, ekoloji ve teknoloji üçgenine oturan gelişmeler neticesinde bugün insan-olmayana yakınsamış hâldedir. Bu durum, insanın eyleyiciliği ve canlılıkla ilişkisine dair hem eski soru(n)ların yeniden ele alınmasını hem de yenilerinin sorulmasını gerektirmektedir.

İnsanın teknolojiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkinin şekillendirmekte olduğu gelecek, sosyo-teknik ve ekonomi-politik eşitsizliklerin gölgesinde, her an oluş halindedir. Posthümanizm, bilimsel gerçeklerle uyumlu ve ekolojik sorunlara duyarlı yaklaşımlar bütünü olarak, bu oluşun farklı yansımalarını dikkate alırken önemli imkânlar sunmakta, birçok alan ve kavramın yeniden düşünülmesine fırsat vermektedir. Ayrıca akademik ve akademi dışındaki gelişmelerle etkileşim halinde, Posthümanizm(ler) de dönüşmektedir.

Bu çerçevede, Pasajlar Sosyal Bilimler Dergisi’nin bu özel sayısı, insana dair her şeyi insanın ötesine geçen bilgiyle yeniden ele alan bir akademik yazının ortaya çıkışına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu amaca bağlı olarak posthüman durumu dikkate alan anlayışları Türkçe literatürün gündemine taşımayı, henüz yeterince tartışılmamış kavram, ilişki ve yaklaşımları tartışmayı ve sonuçta “hangi insan” ve “nasıl bir yaşam” gibi sorulara verilebilecek yanıtların zenginliğini göstermeyi hedeflemektedir.

Yukarıda değindiğimiz gündem ve kaygılar ışığında, Pasajlar’ın “Posthümanizm” özel sayısı için, aşağıdaki temalarla sınırlı olmamak kaydıyla özgün makale, kitap eleştirisi, yorum gibi bilimsel; şiir, öykü, fotoğraf, karikatür, video-art gibi sanatsal çalışmalarınızı ve de bilimle sanatı bir arada düşleyen melez tasarımlarınızı bekliyoruz.

Temalar

Atık
Antihümanizm
Antroposen
Bilim ve Teknoloji felsefesi
Dilbilim
Din, İnanç ve Laiklik
Engellilik
Ekonomik Küçülme
Emeğin Geleceği
Güvenlik
Hayvan Çalışmaları
Hukuk
Hümanizm
İklim ve Enerji
İnsanbiçimcilik (Antropomorfizm)
Medya ve İletişim Teknolojileri
Posthümanizmler: Kültürel – Eleştirel – Felsefi
Sanat
Spor
Vatandaşlık
Tasarım
Tıp ve Halk Sağlığı
Toplumsal Cinsiyet
Transhümanizm
Tüketim
Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi
Yapay Zekâ, Otomasyon ve Robotlar

Bu konu başlıkları, dergiye çalışma göndermek isteyen araştırmacılara fikir vermesi açısından dile getirilmiştir.
Başlıklar etrafındaki hemen her konuda, çağrı metninin temel kaygısına temas etmek şartıyla çalışma gönderilebilir.

Bilim Kurulu

Nesrin Algan, Prof. Dr.
Ankara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü

Betül Çotuksöken, Prof. Dr.
Maltepe Üniversitesi, Felsefe Bölümü

Serpil Oppermann, Prof. Dr.
Kapadokya Üniversitesi, Çevreci Beşerî Bilimler Merkezi

Kaan H. Ökten, Prof. Dr.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi, Felsefe Bölümü

Ayten Alkan, Doç. Dr.
İzmir Dayanışma Akademisi

Ömer Faik Anlı, Doç. Dr.
Ankara Üniversitesi, Felsefe Bölümü

Aysel Demir, Doç. Dr.
Kırıkkale Üniversitesi, Felsefe Bölümü

Ebru Yetişkin, Doç. Dr.
İstanbul Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü

Bengi Akbulut, Dr. Öğr. Üyesi
Concordia Üniversitesi, Coğrafya, Planlama ve Çevre Bölümü

Sinan Akıllı, Dr. Öğr. Üyesi
Kapadokya Üniversitesi, Çevreci Beşerî Bilimler Merkezi

Jale Özata-Dirlikyapan, Dr. Öğr. Üyesi
Ankara Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Kişilerarası İletişim ABD

Muharrem Tütüncü, Dr. Öğr. Üyesi
İstanbul Kültür Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku ABD

Başak Ağın, Dr.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu

Hasan Aksakal, Dr.
VakıfBank Kültür Yayınları

Fatma Aykanat, Dr.
Bülent Ecevit Üniversitesi, Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü

Can Batukan, Dr.

Paris Üniversitesi, Felsefe Bölümü

Selcen Küçüküstel, Dr.

Carlos III Üniversitesi – Madrid, Sosyal Bilimler Fakültesi

Melike Şahinol, Dr.

Orient-Institut İstanbul, İnsan, Tıp ve Toplum Araştırma Alanı

Yunus Tunçel, Dr.
New York Üniversitesi, Liberal Çalışmalar / NY Posthüman Araştırma Grubu

Ethemcan Turhan, Dr.

İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü (KTH), Bilim, Teknoloji ve Çevre Tarihi Bölümü, Çevresel İnsani Bilimler Laboratuvarı

Sezai Ozan Zeybek, Dr.
Alice Salomon Hochschule Berlin


İlgili sayının ilk çağrı metninin ilan edildiği dönemdeki
unvan ve soyadı bazlı alfabetik sıralama dikkate alınmıştır.

Düzenleme Kurulu

Talha Dereci
Genel Yayın Yönetmeni

Dr. Çağdaş Dedeoğlu
Sayı Editörü

Çalışmanın Son Gönderim Tarihi
22 Kasım 2020 Pazar – 23:59

İrtibat / Çalışmanın Gönderileceği E-Posta
pasajlar@dogubati.com

Genel yayın yönetmeni veya sayı editörüne, kişisel sosyal medya hesapları aracılığıyla, sayıya dair sorulan sorular cevapsız bırakılacak olup, her türlü konudaki irtibat üstte belirtilen e-posta adresi üzerinden kurulacaktır.

Çalışmanın hazırlanma aşamasında, sitenin üst menüsünde yer alan “Rehber” sayfasındaki hususlar dikkate alınmalıdır.

Bu çağrı metnini .pdf formatında buradan indirebilirsiniz.

Makale Çağrısı: Immanuel Kant [Eylül 2020]

Felsefe tarihinde empirist gelenek ile rasyonalist geleneğin kavşak noktası olarak düşünülen Immanuel Kant’ın düşüncelerinin kendi yaşamı içinde oldukça geç bir dönemde olgunlaşmış olduğunu biliyoruz. Başyapıtı olarak değerlendirilen Saf Aklın Eleştirisi‘ni [Kritik der reinen Vernunft] ellili yaşlarında tamamlayan Kant’ın felsefesi bu yapıttan sonra Eleştiri (Kritik) Felsefesi olarak anılacaktır. Bu ilk eleştiriye ek olarak Pratik Aklın Eleştirisi [Kritik der praktischen Vernunft] ve Yargıgücünün Eleştirisi [Kritik der Urteilskraft] başlığıyla iki eleştiri daha yayımlayan Kant bu üç eleştiriyle kendi düşünce sistemini bütünlüklü bir şekilde ortaya koymuştur. Bilindiği gibi, bu üç eleştirinin yanında; doğa, tarih, hukuk, siyaset, din ve aydınlanma düşüncesi gibi konularda birçok eseri bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Kant’ın düşüncesi, özellikle kendisinin Eleştiri dönemi göz önünde tutulursa, felsefi düşüncenin neredeyse tüm alanlarına nüfuz etmektedir.

Felsefi düşüncenin tüm alanlarına nüfuz eden bu felsefenin şu dört soruya verilen yanıtlardan oluştuğu düşüncesi bizzat Kant tarafından ifade edilmiştir:

  1. Ne bilebilirim?
  2. Ne yapmalıyım?
  3. Ne umut edebilirim?
  4. İnsan nedir?

Bu sorulardan ilk üçüne verilen yanıtlar son sorunun yanıtını da oluşturacaktır.

İlk soru Kant’ın teorik felsefesine yönelik bir sorudur ve bu soru çerçevesinde insanın bilme yetilerinin yapısı, bilgiyi oluşturan kurucu unsur olmaları bakımından ele alınmaktadır. Bu açıdan bakıldığında bu soruya ilk eleştiride (Saf Aklın Eleştirisi) verilen yanıt bir Transsendental Felsefe geleneğini başlatmaktadır. İkinci soru ise istemenin (Wille) belirlenmesi sorunu çerçevesinde pratik felsefe alanına yönelmekte ve bu alan içinde istemenin içeriksiz (formel) bir tarzda yani yasaya göre belirleniminin nasıl gerçekleşeceğini ve bu temelde bir ahlaklılığın nasıl ortaya çıkacağını araştırmaktadır. Üçüncü soru ise doğa alanında ilk iki eleştiri dahilinde kopukmuş gibi görünen zorunluluk ile özgürlük ve bilgi ile isteme arasındaki bağı kurmaya ve bu çerçevede bir teleoloji fikrini geliştirmeye çalışır. Bu üç sorunun yanıtı ise bizi “insanın neliği” sorununun çözümüne götürür.

Kant yukarıda ifade ettiğimiz görüşleriyle, henüz kendi yaşadığı dönemde Alman İdealizmiyle başlamış olan uzun bir felsefi geleneğe damgasını vurmuş bir filozoftur. Kant’ın düşüncelerinin etkisi herhangi bir felsefe akımıyla sınırlı kalmamış, bu düşünce gerek Kıta felsefesinde gerekse de Analitik felsefede belirleyici bir düşünce olarak görülmüştür. Felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemlerine etki eden bir filozof olmanın yanında, Kant’ın düşünceleri “felsefe dışı” alanlara da nüfuz etmiştir. Siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler gibi alanlarda Kant’ın düşünceleri, özellikle de onun “kozmopolitanizm” düşüncesi hâlâ tartışılmaktadır. Kant’ın düşüncelerinin II. Dünya Savaşı sonrası şekillenen dünyada Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası birliklerin ortaya çıkmasında da etkili olduğunu söylemek gerekir.

Bu denli etkili olmuş ve felsefe tarihinin temel direklerinden birisi hâline gelmiş bir filozofun düşüncelerini yeniden tartışmaya açmak, zihin, imgelem, yapay zekâ gibi bilgisel sorunları Kant felsefesi açısından yeniden düşünmenin yanında, mülteci sorunu, yurttaşlık sorunu, kendisine sınırsız bir şekilde uygulama alanı bulan neo-liberalizmin etki alanına hapsolmuş “insan” sorunu gibi etik-siyasal sorunların gitgide daha altüst ettiği günümüz dünyasını anlamak açısından da elzemdir.

Bu yolda kaleme alınacak özgün çalışmalarınızı Pasajlar Sosyal Bilimler Dergisi‘nin “Immanuel Kant” temalı özel sayısı için bekliyoruz.

Temalar

Eleştiri Öncesi Dönem
Bilgi Felsefesi
Bilme Yetilerinin Yapısı ve İşlevi
Kant ve Diyalektik
Pratik Felsefe
İstencin Belirlenimi
Ahlaklılık ve Yasa
Özgürlük ve Otonomi Sorunu
Toplumsal Düzen ve Yasa
Yargıgücü ve İşlevi
Kant Estetiği
Teleoloji Sorunu
Kant’ın Tarih Felsefesi
Kant ve Aydınlanma
Din Felsefesi
Kant ve Alman İdealizmi
Yeni Kantçılık ve Heidegger
Analitik Felsefede Kant: Sentetik A Priori Yargıların Olanağı Sorunu
Zihin Felsefesi, Yapay Zeka ve Kant Felsefesi
Kozmopolitanizm ve Konukseverlik

Bu konu başlıkları, dergiye çalışma göndermek isteyen araştırmacılara fikir vermesi açısından dile getirilmiştir.
Başlıklar etrafındaki hemen her konuda, çağrı metninin temel kaygısına temas etmek şartıyla çalışma gönderilebilir.

Bilim Kurulu

Ahmet Ayhan Çitil, Prof. Dr.
İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Betül Çotuksöken, Prof. Dr.
Maltepe Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü

Hakan Çörekçioğlu, Prof. Dr.
Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Doğan Göçmen, Prof. Dr.
Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Hasan Bülent Gözkân, Prof. Dr.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Mehmet Günenç, Prof.Dr.
İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Abdullah Kaygı, Prof. Dr.
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Taşkıner Ketenci, Prof. Dr.
Mersin Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Kaan H. Ökten, Prof. Dr.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Nebil Reyhani, Prof.Dr.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Harun Tepe, Prof. Dr.
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Lale Levin Basut, Doç. Dr.
Yeditepe Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Elif Çırakman, Doç. Dr.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Özlem Duva Kaya, Doç. Dr.
Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Aliye Karabük Kovanlıkaya, Doç. Dr.
Galatasaray Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Çetin Türkyılmaz, Doç. Dr.
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Toros Güneş Esgün, Dr. Öğr. Üyesi
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü

Saniye Vatansever, Dr. Öğr. Üyesi
Bilkent Üniversitesi, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü


İlgili sayının ilk çağrı metninin ilan edildiği dönemdeki
unvan ve soyadı bazlı alfabetik sıralama dikkate alınmıştır.

Düzenleme Kurulu

Talha Dereci
Genel Yayın Yönetmeni

Dr. Çetin Türkyılmaz
Sayı Editörü

Çalışmanın Son Gönderim Tarihi
06 Eylül 2020 Pazar – 23:59

İrtibat / Çalışmanın Gönderileceği E-Posta
pasajlar@dogubati.com

Genel yayın yönetmeni veya sayı editörüne, kişisel sosyal medya hesapları aracılığıyla, sayıya dair sorulan sorular cevapsız bırakılacak olup, her türlü konudaki irtibat üstte belirtilen e-posta adresi üzerinden kurulacaktır.

Çalışmanın hazırlanma aşamasında, sitenin üst menüsünde yer alan “Rehber” sayfasındaki hususlar dikkate alınmalıdır.

Bu çağrı metnini .pdf formatında buradan indirebilirsiniz.

Makale Çağrısı: Göç Meselesi [Mayıs 2020]

Göç siyaseti ve göç araştırmaları için Türkiye’de 2011 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. Suriye’de başlayan iç savaşla beraber, -beklenildiği üzere- kısa bir süre içinde komşu ülkelere kitlesel akınlar gerçekleşti ve bunların yarıdan fazlasının Türkiye’ye yönelmesiyle, Türkiye’de uzun yıllar göz ardı edilen göç meselesi ülkenin ana gündem maddelerinden biri oldu.

93 Rus Harbi’nden itibaren yoğun göç akınlarına şahit olmuş bir coğrafyada bulunan Türkiye, bu zamana dek sadece 1961’den sonra misafir işçi anlaşmalarıyla göç edenler üzerine sınırlı bir literatür oluşturmuştu. Mübadele, muhacirler, iç göçle yer değiştiren milyonlarca nüfus, Afganistan, İran, Irak, Bosna gibi çatışma bölgelerinden gelen göçler, ülkedeki gayri Müslim azınlıkların tedrici olarak yurtdışına göçü, Kıbrıs’a iskân hareketleri ve özellikle ileri-geri “misafir işçi” hareketleri düşünüldüğünde Türkiye’de göçün hem siyasi hem akademik olarak son döneme kadar gündemde olmaması şaşırtıcı. Buradaki kastımız şüphesiz, meseleye hiç eğinilmediği veya çalışılmadığı değil çalışmaların oldukça sınırlı olmasıdır.

2011 sonrasında ise büyük bir değişim yaşandığı açık. 2012’de  Londra’da düzenlenen ilk Türk Göç Konferansı’ndaki ilgi ve katılım, Londra (2014), Prag (2015) ve Viyana’da (2016) gerçekleştirilen Türk Göç Konferanslarındaki yoğun katılımlarla giderek katlandı ve bu durum alanın genişlediğini, temasların çeşitlendiğini çok net bir şekilde gösterdi. Bugün de bu genişleme devam ediyor.

Genişlemenin sadece Türkiye’ye özgü olmadığını biliyoruz. Suriye Krizi, Avrupa’da ve ötesinde de Türkiye, Lübnan ve Ürdün’deki kadar olmasa da bir çalkantı yarattı. Ancak göçmen ya da mülteci krizi diye adlandırılan 2015 yılındaki kırılmanın ardında Suriye Krizi’nden fazlasının yattığı açık. Özellikle 2008 küresel finansal krizinin etkilerinin aşılamamış olması, göçmenlerin günah keçisi ilan edilmesi ve göçle ilgili olumsuz dilin güçlenmesine yol açtı. Burada tabii ki genel olarak nüfus hareketlerinin daha önce sık görülmeyen düzeylere ulaşmasının da önemli payı var.

Hem Türkiye’de hem de küresel olarak nüfus hareketlerinin hacim olarak artmış olması bir gerçeği değiştirmiyor. Göç, özellikle de uluslararası göç hâlen küçük bir azınlığın deneyimi. Ancak bu ender olma hâli konuyu bazı kesimler için daha cazip hâle de getiriyor. Akademi, siyaset ve medyada göç konusuna artan bir ilgi söz konusu.

Pasajlar Sosyal Bilimler Dergisi’nin, bu özel sayısına “Göç Meselesi” başlığının seçilmesinin nedeni konunun “sorun” olarak görülmesi değil etraflıca meseleleştirme kaygı ve arzusu dolayısıyladır. Bu sayıda özellikle (öz)eleştirel perspektiflere yer vermeyi amaçlıyoruz. Bir taraftan göç üzerine yapılan ciddi araştırmaların sonuçlarının yorumlarına yer verirken, diğer taraftan da hem araştıran hem araştırılan açısından aktörlere ve onların rollerine odaklanan çalışma ve tartışmaları okurla buluşturmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda hem sıklıkla işlenen hem de temas edilmeyen konuları gündeme getirip alandaki boşlukları, aksayan alanları işaretleyip göç tartışmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Dolayısıyla göçün dinamikleri, çatışma, güvenlik, uyum tartışmaları, mülteciler üzerinden siyasi pazarlıklar, kırılgan gruplar, toplumsal cinsiyet, rehabilitasyon, eğitim, kültür, sanat, edebiyat alanlarındaki yansımaları bütün boyutlarıyla tartışılmalı. Özellikle şu veya bu konunun işlenmesinden ziyade eleştirel yaklaşımları öne çıkaran çalışmaları bu özel sayıda görmeyi umuyoruz. Eleştirel ve/ya yenilikçi tartışmaların içinde mutlaka araştırmacılar, öğrenciler, akademisyenler olarak kendi pratiğimize de ayna tutan eleştirel çalışmaları da sayıya katkı için bekliyoruz.

Coğrafi veya disiplin bazında herhangi bir sınırlama öngörmeden aşağıda bazı temel konuları işaretledik. Ancak odağı bunların dışında olan çalışmaları da değerlendirmek istiyoruz.

Genişleyen göç yazını, Türkiye’de henüz çok yeni ve bu alanın olgunlaşmasına katkıda bulunabilecek, göçü farklı disiplinlerden ve çerçevelerden algılamaya çalışan ve kavranmasına katkılar sunan görüş, tartışma, değerlendirme ve çıkarımlarınızı içeren nitelikli yazılarınızı, Pasajlar’ın “Göç Meselesi” temalı sayısına bekliyoruz.

Temalar

Göçmenlik
Uyum, Asimilasyon, Birarada Yaşama
Göçmen, Mülteci, Sığınmacı Kavramları
Göç Hukuku ve Siyaseti
Savaşlar ve Kitlesel Akınlar
Göç Kuramları
Toplumsal Cinsiyet
Göçmen Dövizleri
Düzensiz Göç
Mülteciler ve Sığınmacılar
Göçün Maliyeti ve Yük Paylaşımı
Geri Dönüş Göçleri
İç – Dış Göç
Göç Yönetimi
Söylem: Göç, Basın, Siyaset
Göç Araştırmalarında Yöntem
Göç Araştırmalarında Etik
Göç “Projeleri”
Büyük Veri (Big Data)
Veriler ve Analiz
Demografik Yaklaşımlar
Göç Süreci ve Dinamikleri
Göç Alanında Eğitim
Göç ve Kimlik (Etnisite, Din, Siyaset)
Göç ve İşgücü Piyasaları
Göç ve Yerel Yönetimler
Göç ve Ulusötesi Kurumlar
Göç ve Çatışma
Göç ve Hanehalkı
Göç ve Sanat
Göç ve Edebiyat
Göç ve Teknoloji
Göç ve Sosyal Medya
Göç ve İletişim

Bilim Kurulu

Ayhan Kaya, Prof. Dr.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler

Buket Ayşegül Özbakır, Prof. Dr.
Yıldız Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama

İbrahim Sirkeci, Prof. Dr.
Regent’s University London, Transnational Studies

Ali Tilbe, Prof. Dr.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Fransız Dili ve Edebiyatı

Bayram Ünal, Prof. Dr.
Binghamton University, State University of New York, Fernand Braudel Center ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Sosyoloji

Bahar Başer, Doç. Dr.
Coventry University, Centre for Trust, Peace and Social Relations

Tuncay Bilecen, Doç. Dr.
Regent’s University London, Transnational Studies ve Kocaeli Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Selmin Kaşka, Doç. Dr.
Marmara Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri

Vildan Mahmutoğlu, Doç. Dr.
Galatasaray Üniversitesi, İletişim Fakültesi

Deniz Ş. Sert, Doç. Dr.
Özyeğin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler

Mustafa Murat Yüceşahin, Doç. Dr.
Ankara Üniversitesi, Coğrafya

Gülseli Baysu, Dr.
Queen’s University Belfast, Social and Political Psychology

Gül İnce Beqo, Dr.
Università Cattolica del Sacro Cuore, Cultura e civiltà della Turchia

Emre Eren Korkmaz, Dr.
University of Oxford, Centre for Technology and Global Affairs

Armağan Teke Lloyd, Dr.
Abdullah Gül Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Fulya Memişoğlu, Dr.
Yıldız Teknik Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

K. Onur Unutulmaz, Dr.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler

 


İlgili sayının ilk çağrı metninin ilan edildiği dönemdeki
unvan ve soyadı bazlı alfabetik sıralama dikkate alınmıştır.

Düzenleme Kurulu

Prof. Dr. İbrahim Sirkeci
Sayı Editörü

Talha Dereci
Genel Yayın Yönetmeni

Çalışmanın Son Gönderim Tarihi
20 Nisan 2020 Pazartesi – 23:59

İrtibat / Çalışmanın Gönderileceği E-Posta
pasajlar@dogubati.com

Genel yayın yönetmeni veya sayı editörüne, kişisel sosyal medya hesapları aracılığıyla, sayıya dair sorulan sorular cevapsız bırakılacak olup, her türlü konudaki irtibat üstte belirtilen e-posta adresi üzerinden kurulacaktır.

Çalışmanın hazırlanma aşamasında, sitenin üst menüsünde yer alan “Rehber” sayfasındaki hususlar dikkate alınmalıdır.